NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Haber detaylarını bu alana giriniz.

 "Kendine âşık olanlara aldırmayıp, aşklarını karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ekho, bir gün avlanan bir avcı görür. Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında kara sevda ile içine kapanarak günden güne eriyerek ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür. Olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkissos'u cezalandırmaya karar verirler. Günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir.Yerinden kalkamaz. Artık kendine âşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar sevmiştir kendi görüntüsünü. O şekilde orada ne su içebilir ne de yemek yiyebilir. Aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür." 

    Narsisizmin adını aldığı hikayedir, bu. Narsisizm kabaca büyüklenme, beğenilme gereksinimi ve empati kuramama ile seyreden bir örüntü olarak tariflenebilir. Başlangıcı ergenlik dönemine kadar uzanan bu örüntü kalıcı ve uzun sürelidir. Bu kişilik bozukluğunda birbirinden ayrılan üç alt tür bulunur: Büyüklenmeci Narsisizm, Gizli Narsisizm, Aşağılayıcı Narsisizm.

    "45 yaşında bir iş adamı olan Bay A, çalıştığı şirketin iflas etmesiyle işsiz kalmıştı. İş bulma konusunda yaşadığı anksiyete ve depresyon ile terapiye başvurmuştu. Dışardan bakıldığında uzun boylu, atletik yapılı, oldukça bakımlı ve gümüş gibi parlayan bir auraya sahip yakışıklı bir erkekti. Terapistiyle güçlü bir şekilde tokalaşması ve seansa geldiğinde odadaki eşyaları izinsizce kullanması en belirgin özelliklerindi. Çocukluğu ile ilgili konuşulduğunda bir biblo gibi büyütüldüğünden ve her istediğinin yapıldığından bahsetmişti..."

    Hikayede söz konusu olan Bay A, Büyüklenmeci Narsisizmin bazı özelliklerini görebileceğimiz bir kişidir. Böyle bir kişinin terapi almak için gelmesi her zaman mümkün olmaz. Sınırsız güzellik, başarı, güç,zeka ya da sevgi için uğraşan ve kendini oldukça fazla beğenen bir birey için ancak ve ancak işini, eşini veya gücünü kaybetmesi sonucu yaşadığı kırılmışlığı onarmak terapiye getirecek bir sebep olabilir. Narsisizmin bu türünde kişi, özel olduğunu düşünür ve ancak özel ve üstün kişilerce anlaşılabileceğine inanır. Hak ettiği duygusu içerisinde olduğu için başka birinin mekanında rahatlıkla kendine ait bir mekandaymış gibi davranabilir, başkalarını kendi çıkarları için kullanabilir ve sömürebilir. Duygusal bir empati yapamaz, yalnızca insanları kullanabilmek için kognitif empati denen karşısındakini manipüle edebilme amaçlı bir empati yapar. Ayrıca Büyüklenmeci Narsisizmde sıklıkla tarihteki büyük insanlar (Mustafa Kemal Atatürk, Gandhi, Churchill vb.) gibi ülkeyi kurtarma hayalleri olduğu da görülür. Burada şunu belirtmemiz gerekir ki, her sosyo ekonomik seviyede görülebilecek bir kişilik bozukluğudur: iş adamı, memur, kapıcı vb. işini yapmadığında insanların yaşayacağı acziyeti düşünerek özel ve önemli hissediyor olabilir.

    "50 yaşında, evli ve 3 çocuk annesi olan Bayan B terapiye ilk başvurduğunda kırılgan, kaygılı ve yıpranmış görünüyordu. Eşi, çocukları ve arkadaşlarının onun çalışkanlığını ve vericiliğini anlamadığını düşünüyor ve sık sık öfke nöbetleri geçiriyordu. Açıkça beklediği takdirin gelmemesi karşısında yetersizlik hisleriyle kavruluyor ve sürekli kendini eleştiriyordu. Fakat bu durumun düzeltilebileceğine inanıyordu. Çocukluğuyla ilgili konuşulduğunda, yanlış yaptığı her şeyde anne babasının onu eleştirdiğinden ve bu durumda çok kırılmış hissettiğinden bahsetmişti..."

    Hikayede bahsedilen Bayan B, Gizli Narsisizmin belirli özelliklerini görebileceğimiz niteliktedir. Gizli Narsisizmde kişi, kendisinin diğer insanlar tarafından nasıl göründüğü ile fazlaca ilgilenir. Bunu güçlü, özel ve istikrarlı hissetme bağlamında yapar. Bayan B'nin başarılarının görülmemesi ve onaylanmaması karşısında duyduğu utanç, öfke ve aşağılanmışlık hissi, eleştiri ve başarısızlığa oldukça hassas olduğunu gösteriyor. Derin yetersizlik hisleriyle kendini eleştirse de, aslında bu durumu düzeltmenin bir yolu olduğunu ancak kendisinin bunu yapamadığını düşünmesi ise büyüklenmeci yanını gösteriyor. Büyüklenmeci Narsisizmdeki kendini özel algılaması ve hak ettiği duygusu, Gizli Narsisizmde de söz konusudur. Ancak Büyüklenmeci Narsisizmden farkı, duygusal yatırımını görkemli benliğine değil herşeye kadir diğerlerine (eş, çocuklar, arkadaşlar vb.) yapmasıdır.

    "32 yaşında bir memur olan Bay C, eşinin isteğiyle terapiye gelmeyi kabul etmişti. İlk sözü 'Odayı çok kötü dizayn etmişsiniz. Perdeleriniz iğrenç renkte.' olmuştu. Ayrıca oturduğu koltuğun terlettiğini söyleyip sık sık memnuniyetsiz bakışlar atmıştı terapistine. Bakışları genelde de memnuniyetsiz, üstün, özel, biricik ve aşağılayıcıydı. Çocukluğuyla ilgili konuşulduğunda, anne babasının ona sık sık şiddet uyguladığından bahsetmişti..."

    Hikayedeki Bay C, bize Aşağılayıcı Narsisizm hakkında fikir veriyor. Aşağılayıcı Narsisizmde kişi, içinde tolere edemediği değersizlik hislerini diğer insanlara atıyor, yansıtıyor ve insanlara saldırıyor. Bu anlamda bakıldığında, dürtü kontrolünde ciddi güçlükler olduğu da söylenebilir. Sonuçta dünya kötü, basit ve değersizleşmiş olurken kendi üstünlüğü ise korunmuş oluyor. Kendini ancak bu şekilde özel ve üstün hissedebiliyor. Bakıldığında Aşağılayıcı Narsisizm, Büyüklenmeci Narsisizm ve Gizli Narsisizme göre daha seyrek karşılaşılan bir kişilik bozukluğudur. Bunlar işlevselliği düşük narsisistlerdir. Terapileri de oldukça zordur. Çünkü paranoyaları terapistle iş birliği yapmalarını zorlaştırır.

KAYNAK: www.makbuleuzuncinar.com

 

575 kez görüntülendi. / 3 yıl önce eklendi.

  • Scroll